Hobilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hobilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2010 Pazartesi

Peçete Halkası & Peçete Yüzüğü Modeli

Şimdi bunların ismi; peçete halkası mı, yoksa yüzüğü mü?

Yaptığım araştırmaya göre herkes istediğini kullanıyor, ben de bu doğrultuda tercihimi, peçete halkasından yana kullanıyorum. Bu konuda anlaştığımıza göre anlatacaklarıma devam edebilirim...

Efendim bunları dün, yani pazar günü bana gelen ilham perimi geri çevirmeyerek yaptım, tamamen fikir benden çıktı, nasıl mı? Kısaca anlatayım;

Dün eşimin işleri dolayısı ile evde olmayışı sebebi ile kahvaltı dahil akşam 8'e kadar tüm hafta sonumu kendime ayırdım. Kısa bir temizlik, ev işleri derken sıra elişi malzemelerimi koyduğum kutuya geldi, bakayım neler varmış, bir elden geçireyim dedim. Bu esnada gözüme uzun bir zaman önce aldığım plastik halkalar takıldı. Hemen kafamda bir ışık yandı:)) Ve ortaya bu şirin, renkli peçete halkaları çıktı.

Herbir peçete halkasını yapmak ortalama 15 dakika sürüyor. Siz de eğer beğendiyseniz ve biraz tığ işi bilginiz varsa bu sevimli halkalardan yapabilir ve sofranızda hoşluk yaratabilirsiniz.

Yapım aşamasının bir bölümünü sizin için fotoğrafladım, halkaları tektek örüp dikmek yerine ilk fotoğraftaki gibi birleştirmek çok daha kolay.

Not: 1 peçete halkası 7 küçük plastik halkadan oluşuyor.



28 Nisan 2010 Çarşamba

Örgü Bebekler

Fotoğrafta gördüğünüz sevimli bebekler, sevgili anneciğim tarafından örüldü. Biz anne-kız örgüde sınır tanımayız, örgü ile yapılacaklar dışında, bu şekilde bebek, poşetlik, flar, çanta, kemer, toka, vs... Herşey, ama herşey örmemiz mümkün.

Ben de; bilinenin aksine değişik örnekli, ilmekli örgüler örmektense, o an aklıma nasıl bir şey, bir model gelirse, genelde klasik düz örgüden veya tığ işi ile örer, şekil verir, sonra onu çiçeklerle boncuklarla süsler püslerim. Yakın çevrem de artık bana alıştı, ilk başlarda yadırgansam da şimdi herkes normal karşılıyor:) Çünkü hep bir örgü işine başlarken çevremi yanıltmışımdır tahminleri konusunda... Ne bileyim, kazak, bere, atkı haricinde bu tür örgülerle uğraşmak beni daha da keyiflendiriyor.


Annem, bana geldiğinde bu bebeklere benzer bir poşetlik örüp, getirmişti hediye olarak. O da kısa zamanda fotoğraflanıp, bloğum da yer alacak. Bu bebekleri de sevgili aile dostlarımızın kızlarına hediye olarak ördü. Onların da, çok hoşuna gitti, benim de tabii. O yüzden dayanamayıp fotoğraflarını çektim. Bu arada sevgili annemden daha değişik modeller de bekliyorum.

Siz de kız çocuklarınıza veya kendinize böyle bir bebek örebilir, el emeğinizle sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz...

1 Nisan 2010 Perşembe

Takı Modelleri

Bu güzel bahar gününde; Keyf-i Mekan'ımda sıra, benim boş zamanlarımı büyük bir zevkle dolduran, büyük keyif alarak yaptığım takı modellerine geldi. Şimdiye kadar hep sizinle konumuz damak zevki olmuştu, ama ben dememiş miydim ilk yazımda; "bu mekanda herşey olacak diye..." Yukarıda görmüş olduğunuz takıları yapalı bir hayli oldu. Hatta ortadaki inciden kolyeyi ve küpeleri gelinliğimin üzerine yapmıştım. Bu takıları yapmak oldukça sabır istiyor aslında. Efendim ben de diğer burçlara nazaran, sabrıyla tanınan Başak Burcu'nun bir bayanı olduğumdan olsa gerek böyle sabır gerektiren ince işler bana hiçte zor gelmiyor, aksine büyük bir keyif veriyor.

Ben takı tasarımı'nı evlenmeden önce memleketimde(Bilecik'in Bozüyük ilçesi) öğrenmiştim. Takıyla hiç ilgisi olmayan bir kursa giderken kurs girişindeki vitrinde, kursiyerlerin yaptığı takıları görünce hemen ben de bu kursa gitmeliyim demiştim. Fakat bütün kayıtların dolduğunu öğrendiğimde Müdür Bey'e rica edip, ben sertifika filan istemiyorum, sadece takı yapmayı öğrenmek istiyorum deyip, kendimi zar-zor kabul ettirip 2 ay eğitim görmüştüm. Takı mâzim işte böyle başladı ve bir hobiye dönüştü. Bu anımı da sizinle paylaşmak istedim...

Bu boncuk işleri benim için adeta bir terapi gibi, fakat bu sıralar işlerimin yoğunluğundan dolayı, bu hobime zaman ayıramıyorum maalesef. Sizin de eğer vaktiniz varsa, çeşitli hobi kurslarına gitmek istiyorsanız Takı Tasarım Kursu'nu şiddetle öneririm, boncukların içinde vaktin nasıl çabuk geçtiğini ve nasıl stresinizi attığınızı göreceksiniz.

Fotoğraftaki 3 model de iğne ve misina kullanılarak yapılıyor, örülüyor adeta... Ben bu işi iyice abartıp iğne ve misine kullanarak bir de kendime şık bir çanta yaptım. O çantayı da birgün burada yayınlamayı düşünüyorum. Yaptığım takılar bunlarla sınırlı değil elbette, daha kolayları da var. Onlar da bir dahaki sefere inşallah... Umarım hoşunuza gitmiştir...




13 Ocak 2010 Çarşamba

Kemanım...



Keyf-i Mekan'ımda sırada kemanım var; 3 aydır birlikteyiz kendisiyle. Henüz kulağa hoş gelen nağmeleri çalmaya başlayamasam da, kemanımı çok seviyorum.

Bende birden başladı keman çalma hevesi. Keman sesine oldum olası büyük bir zaafım vardır.Fakat çalmayı açıkçası hiç düşünmemiştim.

Sevgili eşim ud kursuna başlayınca bana: "Sen de bir enstrüman çalmayı düşünmez misin?" dediğinde, "Neden olmasın ki!" dedim ve tercihim hiç düşünmeden keman oldu. Bir hevesle kemanımı aldık ve ben kursa başladım. Pazar günleri, bir saatimi keman kursunda geçiriyorum. Gerçekten zor bir enstrüman ama ben çalışıp başaracağıma inanıyorum.

Eşimle birlikte enstrümanlarımızı iyice çalar duruma geldiğimiz de, evimize gelen konuklarımıza "fasıl ziyafeti" vermenin hayalini kuruyoruz. Tabii ki bunun için daha çoook çalışmamız gerek:)

Sizce de güzel olmaz mı? Konuklarımız evimize gelmiş, yemekler yenmiş, çaylar-kahveler içilmiş, eşim udunu, ben kemanımı almışım. Konuklarımızda şarkılara eşlik etmiş; "Hatırla Sevgili"den başlayıp, "Ada Sahilleri"nden devam etmişiz...Hayali bile güzel.

Yazarken bile heyecanlandım. Bu heyecanımı da sizlerle paylaşmak istedim. Sevgilerimle...