Pratik tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pratik tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2010 Pazartesi

Elmalı Tarçınlı Kek

Tarçınseverler buraya....

Eğer tarçını çok seviyorsanız bu kek tam size göre. Önceden bu keki içine elma rendelemeden yapıyordum, sanki daha çabuk bayatlayıp ufalanmaya başlıyordu. Bu sefer yumuşacık bir kekimiz oldu ve 3 gün bayatlamadı. 3 gün diyorum, eğer biz bitirmeseydik belki 1 hafta daha tazeliğini koruyacaktı:)

Bu kek daha fırından çıkmadan "bu evde tarçınlı kek yapıldıııı..." dercesine bas bas bağırıyor. Mutfağınız mis gibi tarçın kokuyor yani:)

Daha fazla lafı uzatmadan tarifime geçeyim, sizde bir deneyin ne dersiniz. Asla pişman olmayacaksınız...
Ayrıca çok ekonomik bir kek, dolabınızda gerekli malzeme yoksa, alternatifleri aşağıda yazdım.
Malzemeler: (Standart boyda bir kalıp kek içindir.)
* 2 yumurta
* 1 su bardağı tozşeker
* Yarım su bardağı ayçiçek yağı
* Yarım su bardağı süt (yoksa yoğurt ya da su da olabilir. Hepsiyle ayrı ayrı denedim ve sonuçtan memnun kaldım)
* 1 adet orta boy elma
* 1 tatlı kaşığı dolusu tarçın
* Aldığı kadar un (yaklaşık 2 su bardağı kadar)
* 1 paket kabartma tozu

Yapılışı:
* Önce yumurtaları 2 dk. çırpın, yumurtalar köpürünce tozşekeri de ekleyip çırpmaya devam edin.
* Ayçiçek yağını ve sütü ilave edin, elmayı karışımın içine rendeleyin ve 1-2 tur daha çırpın.
* Tarçını ekleyip, elek ile un ve kabartma tozunu kek karışımına eleyin. Unlar hamurda pürüzsüz hale gelene kadar çırpmaya devam edin.
* Kek kalıbınızı sıvıyağ ile yağlayın. Fırça ile yağlamak yerine peçete ile yağı kalıba yaymak işinizi daha da kolaylaştıracaktır.
* Yağladığınız kalıba 1 miktar tozşeker serpin ve kek hamurunu kalıba boşaltın.
* Fırınınızı 200 dereceye ayarlayıp, yaklaşık 30 dk. pişirin. Kek pişerken ilk 20 dk. fırınınızın kapağını açmayın. Kekiniz hafif pembeleşmeye başladığında kekinize bir kürdan yada çöp şiş batırın, eğer kek hamuru kürdana bulaşmıyorsa kekimiz olmuş demektir.
* Fırından çıkardıktan sonra 1-2 dakika bekletip kalıptan çıkarabilirsiniz.
Not: Ben kekimi kontrol etmek için kürdan yerine uzun çöp şiş kullanıyorum. Böylece el yakma tehlikesi de ortadan kalkmış oluyor.

4 Kasım 2010 Perşembe

Mayasız Kolay Bazlama


Fotoğrafta gördüğünüz bu bazlamaları geçen pazar kahvaltısı için yapmıştım. Yine her zamanki gibi pratik bir tarif. Yufkadan kalın ve ufak oluyor.

Hamurumuz mayasız olduğu için un, tuz ve su ile yoğrulup, merdaneyle ufak ufak açıldı ve yağsız teflon tavada pişirildi. Sıcakken üzerine tereyağ sürülüp biraz tuz serperek rulo yapıldı, afiyetle yendi. (İçine peynir+maydanoz ya da tereyağ+salça ile de çok harika oluyor.)

Çocukken sevgili anneciğim bu hamurdan yoğurur, rahmetli babaanneciğim de kuzinenin üzerinde pişirirdi. Bana ve evin diğer bireylerine de afiyetle yemek kalırdı. Kimbilir tombik bir çocukluk geçirmem belki bu yüzdendir:)

Bu tarifi iş dönüşlerinde de yapmanız yarım saatinizi almayacaktır. Tabi 6-7 adet bazlama için...Hamuru fazla yoğurursanız saatlerce bazlama yapmak zorunda kalabilirsiniz, benden söylemesi...

Ölçü isteyenler için yapılışını yazmamda yarar var sanırım.

Malzemeler: (6-7 adet bazlama için)
* 2 su bardağı un
* 1 çay kaşığı tuz
* yarım su bardağı soğuk su

Yapılışı:
* Bütün malzemeleri karıştırıp yoğurun. Çok sert olmayan bir hamur elde edin. (Hamurun kıvamına göre çok az su veya un ilave edebilirsiniz)
* Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar koparın ve bütün parçaları yuvarlayın.
* Tezgahınıza un serpip, merdane veya oklava yardımı ile hamuru açın. (Çok ince olmayacak)
* Yağsız teflon tavada altı ve üstünü hafif kızarana kadar pişirin.
* Pişirdiğiniz bazlamaları servis tabağına üstüste alın ve üzerini bir bezle kapatın.

Püf:Pişen hamurların üzerini bezle kapatmak, hamurların yumuşamasını ve kolay rulo yapılmasını sağlayacaktır.

Servis önerisi: Sıcak servis yapın, servis esnasında tereyağ sürüp rulo yapacağınız gibi her katın arasına da tereyağ veya istediğiniz harçtan koyarak pasta keser gibi dilimleyip servis yapabilirsiniz.

Not: Kalan bazlamalar mutlaka kuruyacaktır. Tekrar tazelemek için üzerine elinizle hafif su serperek kapaklı teflon tavada kısık ateşte ısıtın.
Ayrıca pişirdiğiniz bazlamalar soğuduktan sonra buzdolabı poşetine koyup, difrizde de saklayabilir, istediğiniz zaman ısıtıp servise hazır hale getirebilirsiniz.

İşte bu kadaaaar, tarif kolay ama anlatmak istediklerim epey uzun sürdü...
Afiyet olsuuuuun...

25 Ekim 2010 Pazartesi

Fırında Köfteli Patates Püresi

Yine pratik bir tarifle Keyf-i Mekan'ımdayım. Yapılışı çok basit ama bir o kadar da lezzetli olan bu tarifi; dün haşladığım patateslerden ne yapsam derken ortaya çıkardım. Önce salataya karar vermiştim, sonra da köftenin yanına püre yapayım dedim. Derken böyle birşey denemek geldi içimden, çok da iyi oldu. Eşim de çok beğenerek, afiyetle yedi. Malum ilk denemeler onun üzerinde yapılıyor. Allah'a şükür şu zamana kadar herhangi bir tehlikeyle karşılaşmadı kendileri:))

Siz de işten eve geldikten sonra bu lezzeti denemek isterseniz, akşamdan patateslerinizi haşlayın, rendeleyin ve bir saklama kabına koyup buzdolabında hazır edin. Geldikten sonra emin olun 10 dakika içinde fırında olacaktır.
Servis önerisi olarak; yanında salata ve pilav eşliğinde bir sunum yapabilir, içecek olarak da ayranı tercih edebilirsiniz.
Malzemeler: (2-3 kişilik)
* 4 adet orta boy patates
* 1 yemek kaşığı margarin
* 1 yemek kaşığı sıvıyağ
* Yarım su bardağı süt
* Birer çay kaşığı tuz ve karabiber
* Köfte (ben hazır kullandım)
Üzeri için:
* Kaşar peyniri rendesi
Not: Bu tarif yaklaşık 25 cm.çapındaki minik bir tepsi içindir. Ufak borcam tepsiler için de uygundur. Siz tepsinizin büyüklüğüne göre, malzemeyi azaltıp çoğaltabilirsiniz.
Yapılışı:
* Teflon bir tencerede; önceden haşlayıp, rendelediğiniz patatesleri margarin ve sıvıyağla tahta kaşık yardımıyla kavurun.
* Sütü ilave edip patatesle karışana kadar tekrar kavurmaya devam edin.
* Tuz ve karabiber ekleyin.
*Üst resimdeki gibi püreyi yağladığınız tepsiye döşeyin ve pürenin üzerine biraz sıvıyağ sürün.

* Köfteleri istediğiniz şekilde dizin ve köfteleri biraz bastırın.
* Son olarak kaşar peyniri rendesini pürenin ve köftelerin üzerine serpin. 200 dereceye ayarladığımız fırınımızda kaşarlar kızarana kadar pişirin. Sıcak servis yapın.

Köfteli patates püremiz hazııııır, afiyet olsuuun..

11 Ekim 2010 Pazartesi

Lavaş Ekmeğinden Gözleme

Bu tarif; çalışan işi mi, öğrenci işi mi, yoksa tembel işi mi? Siz karar verin:))

Sonra demeyin "bu kadın evinde hep uydurma mı yemekler yapıyor" diye, alınırım ama:)

Ben çoğu bayan gibi çalıştığım ve mutfakta hafta sonu hariç fazla zaman geçiremediğim için böyle pratik lezzetler üretmek, evde kalan yiyecekleri değerlendirmek ve sizlere de fikir olsun diye bloğumda yayınlamak hoşuma gidiyor.

Bu gözlemeyi de evde kalan tek lavaş ekmeğini değerlendirmek üzere yapmıştım. Pratik ve lezzetli, deneyecek olanlara şimdiden afiyet olsun...






Malzemeler:
*
1 adet lavaş ekmeği
*1'er parça beyaz peynir ve kaşar peyniri
Yapılışı:
*Lavaş ekmeğini düzgün bir zemine yayın.
*Bir tarafına peynirleri rendeleyin ve diğer tarafı onun üzerine katlayın.
*Az yağlı teflon tavada arkalı önlü kızartın.

Gözlemeniz hazııır, Afiyet olsuuuun...


4 Ekim 2010 Pazartesi

Baharatlı Patlamış Mısır

Kış akşamlarımızın vazgeçilmez çerezi; mısır patlağını bir de baharatlı denemenizi tavsiye ederim.

Fotoğrafta pek belli olmasa da, baharatlı hali bizim evde çok sevildi. Yanında taze demlenmiş birer fincan çay ile birlikte film izlemenin keyfi bir başka... Özlediğimiz uzun kış gecelerine az kaldı, haydiii herkes paket paket mısırlarını stok yapmaya başlasın, bu arada ölçüyü fazla kaçırıp kiloları da almayalım ama:))

Tarif çok kolay, fakat bilmeniz gereken birkaç püf noktalarını da yazmak istiyorum
Malzemeler (2-3 kişilik)
* 1 çay bardağı mısır
* 2-3 çorba kaşığı sıvıyağ
* 1'er çay kaşığı tuz, karabiber, kimyon, kekik, nane (arzuya göre baharatların miktarını ve çeşidini azaltıp, çoğaltabilirsiniz.

Not: Kırmızı biber, kızgın yağda kararacağından ben pek tavsiye etmiyorum.

Yapılışı:
* Önce teflon tencerenize sıvıyağ ve mısırı koyup tahta kaşık yardımıyla şöyle bir karıştırın. (Bunun nedeni eğer bütün malzemeyi hep birlikte koyarsak baharatlar ve tuz tencerenizin dibinde kalacaktır.)
* Daha sonra mısırların içine tuz ve baharatları koyarak tekrar karıştırın. Tencerenin kapağını kapatıp ocağın altını açın.
* Bir müddet mısırlarınızı kendi haline bırakın, rahatsız etmeyin:))
* Patlama sesi seyrekleştiğinde mısırlarınız hazır demektir. Ocağınızı kapatabilirsiniz.
* Artık mısırlarınızı servis tabağınıza alabilirsiniz.
İşte bu kadaaaar, afiyet olsun...

Bir kaç püf:
* Marketten pakette aldığınız mısırınızı uzun süre muhafaza etmek için, ağzı sıkı bir kavanoza koyabilir ya da bez torba içinde kuru yerde saklayabilirsiniz.
* Mısır patlatırken bütün mısırların patladığından emin olmak için arada bir tencenizi, kulplarından tutarak, kapağının açılmamasına dikkat ederek sallayabilirsiniz.
* Patlatma sırasında tencerenizin kapağını kesinlikle açmayın, Allah korusun suratınıza gelebilir.

İşte böyle, birkaç püf noktasına da değindikten sonra şimdi sıra siz de, yorumlarınızı bekliyorum...

2 Ekim 2010 Cumartesi

Yoğurtlu Semizotu Salatası

Salatamız mayonezli tadında fakat yoğurdunda mayonez ilavesi yok, nasıl mı?

Eğer kilo sorununuz yüzünden, çok sevdiğiniz mayonezli salatalardan mahrum kalıyorsanız, size mayonezi aratmayacak, hem de çok sağlıklı bir alternatif; yoğurdunuza bir miktar sirke (elma veya üzüm sirkesi farketmez) ve birkaç damla limon suyu ilavesi size mayonez tadını yakalattıracaktır.
Not: Ortalama 500 gr. yoğurt için 2,5-3 çorba kaşığı sirke ve 3,4 damla limon suyu...

Gelelim salatamıza, temizleyip doğradığımız semizotlarına, hazırladığımız yoğurtlu karışımı ve bir miktar tuz ilave edip harmanlayın, salatanızı servis tabağına aldıktan sonra üzerini isteğe göre pulbiber ile süsleyebilirsiniz. Yoğurtlu karışıma sarımsakta ilave edebilirsiniz.
İşte bu kadar, afiyet olsuuuun...

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Kamber Biberi

Bu biberler bizim oraların (Bilecik-Bozüyük) meşhuuur biberleridir. Bozüyük'te pazarımız salı günleri kurulur, civar köylerden gelen teyzeler-amcalar kendi yetiştirdikleri ürünleri burada satışa sunarlar. Bu ürünlerden büyük bir kısmı çeşit çeşit biberlerden oluşur. Dolmalığından tutun çiçek şeklinde olan gül biberi, kamber biberi, fındık biberi derken pazar, biber deryasına dönüşmüş olur. Bizde kahvaltılık,turşuluk, kızartmalık derken bir yığın biberle evimize döneriz. Daha doğrusu dönerdik, şimdi ancak yıllık iznimde memleketimin pazarına gidebiliyorum.

Bu kadar çeşit saydıktan sonra tekrar kamber biberlere dönelim isterseniz.Ben İzmit'te bu biberlerden hiç görmedim. Burada bulunmadıkları için çok kıymetliler benim için. En son annem göndermişti bunları kargoyla. Bende hemen değerlendirdim ve afiyetle yedik.

İsterseniz bu biberlerle yapılan lezzetleri sırasıyla yazmak istiyorum. En azından bir tarif sizin damak tadınıza mutlaka uyacaktır;

1- Bütün olarak turşu yapılabilir. Tuz ve sirkesi iyi ayarlandığı takdirde kışın doğrayıp afiyetle yiyebilirsiniz.

2- Kahvaltılık olarak; doğrayıp kavurun, üzerine de sotelenmiş domates ile servis yapabilirsiniz.

3- Salata olarak ; bu biberlerin içi oyulup çekirdekleri çıkartılır, birer çorba kaşığı zeytinyağı, sirke, birer diş sarımsak rendesi ve biraz tuzu içlerine koyup fırınlayın, sıcakken de kavanozlara koyup kapağını kapatın, daha sonra istediğiniz zaman salata olarak kullanabilirsiniz.

4- Benim favori tarifim işte bu; biberlerin içini oyup çekirdeklerini çıkartın, sıvıyağda altını üstünü kızartın. Diğer yandan domateslerin kabuklarını soyun, küp küp doğrayın. Biraz sıvıyağ ile soteleyin, içine 2 diş sarımsak rendeleyin.Karabiber ve tuzunu ekleyin. Kızarttığınız biberleri bir borcama alın. İçlerini birer kaşık domatesli sosla doldurun. Arzuya göre üzerine sarımsaklı yoğurt kullanabilirsiniz. Bunu misafirleriniz geldiğinde soğuk meze olarak ya da akşam yemeğinde servis tabağına pilav ve köftenin yanında garnitür olarak sunabilirsiniz. Hem göze hem de mideye hitap edecektir.

Siz en çok hangi tarifi beğendiniz acaba???

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Makrube Pilavı

  Aslen araplara özgü olan bu pilav Hakkari ilinin yöresel lezzetiymiş. Bu bilgiyi de pilav hakkında kısa araştırmalarım sonucunda öğrenmiş bulunmaktayım.



Malzemeler: (6-8 kişilik)
Pilav için;
* Az yağlı klasik pirinç pilavı (3 su bardağı pirinç+4,5 su bardağı su ile pişirilmiş.)
* Tavuk eti
* 2 adet patates
* 2 adet havuç (Fotoğrafta maalesef havuçlar belli olmamış)
* 2 adet patlıcan
* tuz, kekik, kırmızı biber, çörek otu (arzuya göre)
Salata için;
* domates, biber, salatalık, kurusoğan, marul, maydanoz, zeytinyağı, limon
Ayrıca; yoğurt (harici olarak)
Yapılışı:
* Önce az yağlı pirinç pilavı hazırlanır.
(Pirinçler sıcak-tuzlu suda 5-10 dk. bekletilir. Güzelce yıkanır, yaklaşık 3 çorba kaşığı yağ ile kavrulur ve kaynamış su ilave edilerek kısık ateşte suyu çekene kadar pişirilir. Yarım saat bekletilip, demlenmesi sağlanır.)
* Tavuk eti doğranıp az yağda kızartılır, en son baharatları ilave edilir.
* Patates, havuç ve patlıcan küp küp doğranıp ayrı ayrı kızartılır.
* Salatası hazırlanır.
* Büyük bir kasenin içine önce tavuklar konulur. Onun üzerine tavukları kapatacak miktarda pilav ilave edilip kaşıkla dibine doğru bastırılır.
* Bu işlem sırasıyla bir havuç kızartması, bir pilav, bir patates, bir pilav, bir patlıcan, bir pilav olarak kaseye yerleştirilir, tekrar bastırılır.
* Yuvarlak bir tepsiye hazırladığımız sebzeli pilav, kalıp olarak dökülür.
* Kenarlarını süslemek için sırasıyla salata ve yoğurt ilave edilir.

Makrube pilavınız hazıııır, afiyet olsun...

Not 1: Sebzeler kızartıldığından dolayı pilavın az yağlı olması tercih edilir. Bu yemeği bir nebze de olsa hafifletecektir.
Not 2 : Arzuya göre sebzeler daha da çeşitlendirilebilir. (Bezelye, kırmızı biber, vs...)

20 Temmuz 2010 Salı

Kısır

Nihayet Keyf-i Mekan'ıma dönme vakti...

Aşırı sıcakların hakim olduğu şu günlerde nihayet kendime gelip, bloğuma tarif eklemeyi başarabildim. Malum İzmit'in sıcak ve nemli havası karşısında elimiz kolumuz tutmuyor. Halsizlik, yorgunluk v.s... İnsanın yemek yapası değil, yiyesi gelmiyor.

Temmuz başında kısa da olsa bir tatil yapma fırsatı buldum, 3 gün Altınoluk ve 5 günlük memleket (Bilecik) gezim bana öyle iyi geldi ki anlatamam. İnsanın iş temposundan uzaklaşıp kendine zaman ayırması ruhu adeta yeniliyor.

Bu kadar kendimden bahsettikten sonra, gelelim tarifimize, yaz mevsimine yakışır bir lezzet olan kısırı herhalde sevmeyen yoktur. Ben geçenlerde ofiste bu kısırı yaptım ve severek yedik. Siz malzemeleri farklı yeşilliklerle zenginleştirebilirsiniz.

Malzemeler:
* 2 su bardağı ince bulgur
* Kaynar su (bulgurun üstünü bir parmak geçecek miktarda)
* 2 çorba kaşığı salça
* 1 çay kaşığı tuz
* 1 çay kaşığı karabiber (arzuya göre birer çay kaşığı kimyon, pulbiber)
* 1 küçük boy kuru soğan
* 2 dal taze soğan
* 2-3 yaprak kıvırcık
* Birer tutam istediğiniz yeşillikler (maydanoz, dereotu, taze nane)
* İstenilen miktarda sıvıyağ
* 1 adet limon
* Yanına domates ve salatalık dilimleri
Yapılışı:
*Önce bir kapta bulguru, kaynar suyu ve tuzu karıştırıp kapağı açık bir vaziyette kabarması için bekletin.
*Diğer taraftan başka bir kaba soğanı, kıvırcık ve diğer yeşillikleri ince ince kıyın.
*Bulgur kabarıp, soğuduktan sonra bulgurun içine, salça ve diğer baharatları katıp ister elinizle, ister tahta kaşık yardımı ile salçayı bulgurla özdeşleştirin.
*Kıydığınız salata malzemelerini, sıvıyağ ve limon suyunu da bulgura ekleyip, tüm malzemeyi harmanlayın.
Kısırınız hazııır, afiyet olsun...
Not: Kısıra doğranmış domates ve salatalık eklediğinizde kısırınız sulanabilir ve tadı değişebilir, o yüzden domates ve salatalığı dilimlenmiş olarak kısırın yanında servis yapabilirsiniz.

27 Mayıs 2010 Perşembe

Mücver Tarifi

Kabakların tezgahlarda bol bol görünmesi ile birlikte bizim eve de mücver mevsimi gelmiş oldu. Bende çoğunuz gibi sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmeyi tercih edenlerdenim. Bu yüzden her nekadar marketlerde gözüme hoş görünseler de kabağı, domatesi, biberi v.s.. kışın evimden içeri sokmadım, bir kaybım oldu mu, hayır:)) Şimdi hepsinin mevsimi geldi, canımızın istediğince tam lezzetinde tüketebiliriz artık.
Eşim de, ben de mücvere bayılırız. Bugünler de sık sık yapar oldum, daha doğrusu evde yemek olmadığı zamanlar hemen iş dönüşü bu lezzet benim bugünler de kurtarıcım:)) Yanına da taze demlenmiş birer fincan çay, daha ne olsun öyle değil mi?

Hemen tarifime geçmek istiyorum.
Malzemeler:
* 3 adet orta boy kabak
* 2 yumurta
* 1 kaşık yoğurt
* 1 parça beyaz peynir
* Birer tutam dereotu, maydanoz (isteğe göre)
* 1 sap taze soğan
* 1-2 diş sarımsak
* Birer çay kaşığı kuru nane, pulbiber, karabiber
* İstenilen miktarda tuz
* 3-4 çorba kaşığı un
* Kızartmak için sıvıyağ (3-4 kaşık)

Not 1: Eğer karışım beklerken sulanırsa, birkaç kaşık daha un ilave edebilirsiniz.)
Not 2: Bu mücveri kabak yerine ıspanak, haşlanmış patates gibi istediğiniz sebzeden yapabilirsiniz.
Not 3: Üzeri için isteğe göre sarımsaklı yoğurt ile servis yapabilirsiniz.
Yapılışı:
*Önce bir kapta kabakları rendeleyin. Rendelenen kabakları avucunuzda sıkın, suları süzülsün.Soğanı ve sarımsağı, yeşillikleri ufak ufak doğrayın.
*Diğer bir kapta yumurtaları çırpın, yoğurt, un, tuz ve baharatları da ilave edin.
*Kabaklı malzeme ile yumurtalı karışımı birbirine karıştırın.
*Bu arada teflon tavanızın altını yakın. Tavanız ısınınca 1 tatlı kaşığı sıvıyağı tavanıza dökün.
*Karışımdan 1 çorba kaşığı alıp, tavaya koyun, kaşık yardımı ile üzerini biraz inceltin. 2 yüzünü birden kızartın. Sıcak servis yapın.
Mücveriniz hazııırr, afiyet olsun...

18 Mart 2010 Perşembe

Ev Yapımı Elma Şekeri ve Şekerlemeler



Elma şekerini herhalde sevmeyen yoktur. Yemesi bir o kadar zahmetli olsa da, yerken sıkılıp yarım bırakılsa da, o kocaman kıpkırmızı elma şekerleri beni taaa çocukluğuma götürür. Ben de o yüzden ara sıra evde yapar, afiyetle yerim.

Dün akşam da bloğum için bu şekerleri hazırladım. Yapılışı çok kolay olmasına rağmen, kıvamını tutturmak oldukça dikkat istiyor. Yapanlar bilirler, şerbeti çok sıvı olursa elmanın üzerinden akar gider, çok pişmişse de yerken ağızda yanık, acımsı bir tat bırakır. O yüzden şekeri pişerken yanından ayrılmamak ve ara sıra karıştırmak şart. Çok şükür ki tam istediğim kıvamı tutturabildim:)

Bir de elma şekerinden artan şerbeti de değerlendirip, 2. resimdeki şekerlemeleri hazırladım. Bu da bir fikir, siz isterseniz bu şekilde de hazırlayabilirsiniz. İsteğe göre gıda boyası kullanmayıp, içine fındık, ceviz, susam gibi lezzetlerle nefis krokan şeklinde de sevdiklerinize sunabilirsiniz.

Bu nefis şekerlemelerin yapım aşamasını da bir bir eşimle birlikte fotoğrafladık. Umarım siz de beğenir, bu lezzeti sevdiklerinizle paylaşırsınız.

Malzemeler:
*2 adet elma
*1 su bardağı tozşeker
*Yarım su bardağı su
*Birkaç damla limon suyu
*Çay kaşığının ucu kadar kırmızı gıda boyası
*Tahta kahve karıştırıcı veya dondurma sapı

Yapılışı:
*Önce elmalar yıkanıp, çok iyi bir şekilde kurulanır, sapları kopartılır.(Saplarını kopartırken bıçak kullanmayınız)Tahta saplar takılarak elmalar beklemeye alınır. Tahta saplar çok ince olduğundan ben 3 tanesini yanyana birleştirip öyle taktım.
*Ufak bir tencereye su ve şeker ilave edilir, çok kısık ateşte,arasıra karıştırılarak şerbetin koyulması beklenir.Şerbet göz göz olduğunda önce çay kaşığının ucu kadar gıda boyası ve limon suyu eklenir ve karıştırılır. Artık kıvamının tutması an meselesidir. Bunu anlamak için mermer tezgaha veya yağlı kağıt üzerine arasıra bir damla şerbet damlatın, eğer soğuduktan sonra kolayca yapışmadan ele geliyorsa kıvam tutmuş demektir.
*Daha sonra vakit kaybetmeden sapından tuttuğumuz elmalar kaşık yardımı ile hiç boşluk kalmayacak biçimde şerbete bulanır. Ve dikey olarak yağlı kağıt veya aliminyum folyo üzerine konarak soğuması beklenir.
*2.fotoğraftaki şekerlemeler için de yağlı kağıt üzerine kaşık ile şerbetten damlatılıp,istediğimiz şekil verilir ve soğumadan saplarıda şekerler üzerine yerleştirilip, soğumaya bırakılır.
*Şekerler soğuduktan sonra şeffaf jelatine sarıp, rafya ile bağlayıp paket şeklinde de servis yapabilirsiniz.
Elma şekeri ve şekerlemeleriniz hazııır.Afiyet olsun...





27 Şubat 2010 Cumartesi

Karnabahar Salatası

Artık kış mevsiminde sona geldik, sizi bilmem ama beni kış sebze ve meyveleri ile vedalaşma telaşı aldı. Kış bitmeden şunu da yapayım, bunu da yapayım diye...

Dün akşam da bizim evin meşhur karnabahar salatasını yaptım. Meşhur diyorum çünkü bizim evde karnabaharın yemeğinden, kızartmasından çok salatası yapılır. Bu kış bir de sevgili Sibel'in karnabahar çorbasını denemiştim ilk defa, afiyetle içmiştik.

Bu tarifi diyet yemeği olarak da değerlendirebilirsiniz. Hem lezzetli, hem doyurucu, hem de çok hafif. Karnabahar sevmeyen aile bireylerine bile bu tarifle bu sebzeyi sevdirebilirsiniz. Kış bitmeden, denemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Hemen tarife geçmek istiyorum.

Malzemeler:
* 1 adet küçük boy karnabahar
* 3 adet havuç
* 1 tutam dereotu
Sosu için:
* 2 diş sarımsak
* yarım çay bardağı zeytinyağı
* 1 adet limonun suyu (ekşi sevenler için 2 adet)
* arzu edilen miktarda pulbiber
* arzu edilen miktarda tuz
Yapılışı:
* Önce karnabahar çiçeklere ayrılıp yıkanır, iri olarak haşlanır. Ayrı bir yerde havuçlar istenilen ebatta doğranıp haşlanır. Yumuşayınca (çok fazla yumuşayıp erimemesi için sık sık her ikisi de kontrol edilir)süzülüp soğumaya bırakılır.
PÜF 1: Karnabaharın haşlanırken koku yaymaması için kaynama suyuna 1 çay kaşığı kimyon veya yarım çay bardağı süt ilave edebilirsiniz.
PÜF 2: Yine karnabahar, lahana gibi sebzelerde yedikten sonra gaz yapmaması için, pişirirken yarım tatlı kaşığı tozşeker ilave edebilirsiniz.
* Soğuduktan sonra karnabaharlar istenilen ebatta doğranır, havuç ve doğranmış dereotuyla karıştırılır.
* Ayrı bir küçük kaseye sarımsaklar rendelenir, zeytinyağı, limon suyu, pulbiber ve tuz ile birlikte çırpılarak sebzelere ilave edilerek harmanlanır.
Nefis salatanız hazıııır...
Afiyet olsun.